Tıbbi Müdahalede Hukuka Uygunluk Şartı Olarak Rıza

Bu yazımda daha önce Göttingen Üniversitesi/Almanya’daki sunumumda da yer verdiğim tıbbi müdahalede rıza kavramına değineceğim. Ancak önce tıbbi müdahalenin ne demek olduğunu ve bir tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk şartlarını belirmek isterim. Tıbbi Müdahale Kavramı Tıbbi müdahale, tıp mesleğini icraya yetkili bir kişi tarafından, doğrudan veya dolaylı tedavi amacına yönelik olarak gerçekleştirilen her türlü faaliyettir[1]. Diğer bir ifadeyle; kişilerin bedensel, fiziksel ya da ruhsal bir hastalığını, noksanlığını teşhis ve tedavi etmek, bu mümkün olmadığı takdirde hastalığı hafifletmek, acılarını dindirmek amacıyla, tıp mesleğini yerine getirmeye kanunen yetkili kimseler tarafından, tıp bilimince genel…

Özel Hayatın Gizliliği Kavramı ve Ceza Hukuku Bağlamında İhlali

Değerli okurlar, bu yazımda tıpkı diğer yazılarımızda olduğu gibi kısa ama öz olarak ve Yargıtay kararlarıyla desteklenecek biçimde özel hayat kavramından ceza hukuku bağlamında söz edeceğim. Özel hayat kavramı kişinin toplumsal alana kapalı, sadece kendi belirlediği kişi veya kişilere açık olan, bunlar dışında kalanlardan ayrı tutmayı ve bazen de kendisinden başka hiç kimsenin bilmesini istemediği giz alanını ifade etmektedir. Kişinin salt kendine ait bu hayatını, özel hayatı, aile hayatı ve haberleşmesi olarak ifade edebiliriz. Bu bağlamda, Anayasada  “Herkes özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın…

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir? Nasıl Yapılır?

Bu yazımda popülerliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir sözleşme tipi olan ölünceye kadar bakma sözleşmesinden söz edeceğim. Bu sözleşmede iki taraf vardır: Bakım alacaklısı ve bakım borçlusu olmak üzere. Bakım borçlusu, bakım alacaklısı olan kişiye bakma borcunu üstlenen kişidir. Bakım alacaklısı ise anlaşılacağı gibi ölünceye kadar kendisine bakma borcunu üstlenen kişiye kanunun öngördüğü menfaati sağlama borcu altına giren kimsedir. Kanuni tanım ise şöyledir: “Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” Demek ki…

Avukatlık Ücret Alacağında İhtilaf Halinde Asliye Hukuk Mahkemesi Görevlidir!

Bu yazımda az önce haberdar olduğum ve uzun zamandır eleştirdiğimiz bir hususun Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kabul gördüğünü bildirmek isterim. Bu karar ne hakkında peki? Şöyle; Avukatlık ücretinin vekâlet sözleşmesine dayandığından 6502 sayılı kısaca Tüketici Kanunu bağlamında “tüketici işlemi” sayılmasının avukatlık görevinin kamu görevi sayılması itibariyle doğru olmadığı, ücreti vekâlet ile ilgili bir ihtilaf çıkması halinde bu ihtilafın Asliye Hukuk Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Şimdi konunun detaylarına bakalım. Bilindiği gibi vekil ile müvekkil arasındaki sözleşme Türk Borçlar Kanunu uyarınca işin özel uzmanlık gerektirmesi yönüyle vekalet sözleşmesidir. Yine Kanun gereği avukatlar…

Kişisel Veri Hukukuna Giriş… Nedir? İhlalinin Sonuçları Nelerdir?

Bu yazımda kısaca kişisel veri kavramına değinip ihlalinin sonuçlarından söz edeceğim. Öncelikle, kişisel verilerin korunmasına ilişkin ulusal ve uluslararası geniş bir mevzuat birikimi olduğunu belirteyim. Bu bağlamda, ayrıca ülkemiz açısından Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Birleşmiş Milletler Rehber İlkeleri ve sair yüksek mahkemelerin kararları ile şekillenmekte olan bir alan olduğu hususunda dikkat çekmek isterim. Ülkemiz açısından önemli bir adım olarak da değerlendirebileceğimiz mevzuatın başında 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun gelmektedir. Buna göre kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade etmektedir.…

Yapı Tatil Tutanağı Nedir?

Geçtiğimiz günlerde müvekkilimizin bu konuda bilgilendirmeye ihtiyaç duyması sonucu yaptığımız araştırmaları, edindiğimiz bilgileri elbette özet şekilde bu yazımda paylaşmak istedim. Önce mevzuat bilgisini vereyim… 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32.maddesinde öngörülmüştür. Şöyledir: İş bu Kanuna göre; “ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (…) (3) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali (öğrenilmesi) olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir.” Demek ki bir yapının ya hiç ruhsat alınmadan inşaasına başlanmış…

Müvekkilin İşi Başka Bir Avukata Vermesi Halinde Avukatlık Ücreti

Bu yazımda 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca iş sahibinin (müvekkil) sonradan bir başka avukatı  vekil kılması halinde ilk avukatın vekalet ücreti alacağının akıbeti üzerinde kısaca duracağım. Uygulamada sıkça rastlandığı gibi müvekkiller vekilleriyle yaşadığı en ufak problemde onları azletme yoluna gidebildikleri gibi hiç bu azil masrafına girmeden yeni bir avukat ile çalışmaya karar verebilmektedir. İş bu husus müvekkilin ilk sözleşme yaptığı avukatın yanında başka bir veya birden fazla avukat görevlendirmesi, onun avukat seçme, görevlendirme özgürlüğünden kaynaklanan kısıtlanamayacak en tabii bir savunma hakkı olarak değerlendirilmektedir. Ancak bu durum ilk avukatın vekalet alacağını…

15 Temmuz Nedeniyle Sözleşmelerin Uyarlanması Mümkün Müdür?

Bu yazımda 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin yarattığı ekonomik atmosfer sonucu sözleşmelerin uyarlanıp uyarlanamayacağı hususu üzerinde duracağım. Sözleşmeler hukukuna hakim iki ilke sözleşme serbestisi ile ahde vefa ilkesidir. Sözleşme serbestisi tarafların emredici kurallara aykırı olmamak koşuluyla her konuda sözleşme yapabileceklerini ifade ederken, ahde vefa ise sözleşmede tarafların karşılıklı ve birbirine uygun beyanlarına uyulması mecburiyetini ifade eder. Yargıtay 13. HD.’ye göre; “Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler…

İş Kanunu 25/2g Nedeniyle İş Akdinin Feshi

Bu yazımda 4857 sayılı İş Kanunun 25/2g bendi kapsamında işçinin iş yerine mazeretsiz olarak gelmemesi durumunda işverenin yapması gerekenlerden kısaca söz edeceğim. Öncelikle yukarıda belirttiğim madde aynen şöyledir: Madde 25 – “Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.” Maddenin koşulları ikinci fıkranın g bendinde…

Kat Maliki Ne Demektir? Görev ve Sorumlulukları Nelerdir?

Bu yazımda uygulamada sıklıkla karşılaştığımız apartman toplantılarında alınan kararların geçerliliğinden ve Kanunun yüklediği görevleri yerine getirmeyen kat maliklerine karşı izlenebilecek hukuki yollardan söz edeceğim. Öncelikle burada dikkate almamız gereken kanun 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’dur. Elbette hukuk bir bütün olduğundan Türk Borçlar Kanunu’nu hükümlerinden de (yöneticinin vekil gibi sorumlu olduğu hallerdeki gibi) faydalanmak gerekecektir. Ancak ben burada özet bir çalışma sunmaktayım. Uygulamada en fazla yeterli katılım olmaksızın alınan kararlar sonucu mağdur olan kat maliklerinin ve ortak alan olarak adlandırılan bölümlerin tamir, onarım veya değişim gibi masraflarına katılmayan kat maliklerine karşı…